Tesbih Duası

Tesbih duası, halk arasında müstakil bir dua olarak anılsa da aslında namaz sonrası yapılan tesbihatı ifade eder. Bu tesbihat Resulullah’ın (s.a.v.) ümmetine miras bıraktığı, namaz ibadetini tamamlayan ve Allah’a zikir ve hamd ile yaklaşmayı sağlayan bir sünnettir. Tesbihat, namazın ardından okunan selam duası, salavat, Ayetel-Kürsî ve belirli sayılarda çekilen “Sübhânallah”, “Elhamdülillah” ve “Allahu Ekber” tesbihleriden oluşur. Alimler, namaz sonrası tesbihlerin düzenli yapılmasının günahların bağışlanmasına, kalbin sekinet bulmasına ve şeytanın vesvesesinden korunmaya vesile olduğunu söylemişlerdir. Bu gelenek, İslam’ın ilk günlerinden beri camilerde ve evlerde yaşatılmış, namazın bereketini artıran bir âdet haline gelmiştir.

Tesbih Duası

Namaz Sonrası Tesbih Duası (Tesbihat) Nasıl Yapılır?

  1. Farz namaz bittikten sonra öncelikle “selam duası” okunur:

    اَللّٰهُمَّ اَنْتَ السَّلَامُ وَمِنْكَ السَّلَامُ تَباَرَكْتَ ياَ ذاَ الْجَلاَلِ وَاْلاِكْراَمِ

    “Allâhümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm” denilir. (Allahım! Sen her türlü noksanlıklardan berisin. Selamet ancak sendendir. Ey ululuk ve ikram sahibi!)

  2. Farzdan sonra sünnet namazı yoksa:

    اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُـحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُـحَمَّدٍ

    “Allâhümme Salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed” “Allahım! Efendimiz Hz. Muhammed’in şeref ve mertebesini yücelt.” diyerek peygamberimize salât ve selam getirilir. Farzdan sonra sünnet namazı varsa(öğle, akşam ve yatsı namazları gibi) salât ve selam, sünnet kılındıktan sonra getirilir.

  3. Salat ve selamdan sonra

    سُبْحَانَ اللّٰه ِوَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَلَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاللّٰهُ اَكْبَرُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بـِاللّٰهِ الْعَلِىِّ الْعَظٖيمِ

    “Sübhânellâhi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illellâhü ve’l-lâhü ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm” denilir.

    (Şanı yüce Allah’ı tesbih ve tenzih ederim. O bütün noksanlıklardan uzaktır. Hamd Allah’a mahsustur. Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Allah en büyüktür. Emirlerine uymak, yasaklardan sakınmak için gereken güç ve kuvvet ancak Allah’tandır.)

  4. Bundan sonra: Eûzü Besmele ile “Ayetü’l-Kürsî” okunur.

    “Eûzü billahi mineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim."

    “Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te’huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil’ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi’iznih, ya’lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yü-hîtûne bi’şey’in min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel’ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.”

    "Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla. “Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.”

  5. Sonra sırasıyla tesbihat yapılır:

    33 kere “Sübhânallâh” “Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim.”

    33 kere “Elhamdülillâh” “Her türlü övgü Allah’a mahsustur.”

    33 kere “Allâhu Ekber” “Allah en büyüktür.” denilir.

  6. Tesbihat bittikten sonra:

    لَا اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرٖيكَ لَهُ الْمُلْكُ وَ لَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

    “Lâ ilâhe illellâhü vahdehû lâ şerike leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr”

    (“Kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah bir tektir, eşi ve ortağı yoktur. Hükümranlık O’nundur. Hamd ve sena, O’na mahsustur. O’nun her şeye gücü yeter.”) denilir.

  7. “Sübhane Rabbiye'l-aliyyi'l- âğle'l-vehhab” denir.

    (Çok bahşedenlerin en yücesi olan Rabb'im! Sen noksan sıfatlardan münezzehsin.)

    Namaz sonrası tesbihat, yukarıdaki adımlarla tamamlandıktan sonra, mümin dilediği şekilde Allah-u Teala’ya niyazda bulunabilir. Samimiyetle, ihtiyaçlarını, dileklerini ve şükürlerini Rabbine arz eder; zira dua, kulun O’na en yakın olduğu anlardan biridir. İster günahlarının affını, ister rızkının bereketini, isterse gönlünün huzurunu istesin, ihlasla yapılan her yakarış Allah katında karşılık bulur.